Kültürel, Sanatsal ve Bilimsel içerikler.

Yörükler ile göç yollarında

yörükler ve kuzular

Yörükler göç halindeyken dünyaya gelen minik kuzular.

Yörüklerle ilgili ciddi bir araştırma yapmaya karar vermeden önce, hâlâ konar göçer yaşamlarını sürdüren yörükler var mıdır acaba diye merak ediyordum. Sarıkeçililer¹ gibi görece daha meşhur olan yörükler dışında, yörük yaşantısını sürdüren başkaları da varsa eğer, nasıl bağlantı kurulabilir bu yörüklerle diye bir araştırma içerise girdim. Bunun sonucunda öğrendim ki, meğer konar göçer yörük yaşantısını sürdüren bir aile dostumuz bile varmış.

Annem ve babam yıllar önce Antalya’da çadır kampı yaptıkları sırada orada bulunan Karaevli Yörüklerinden Zafer Abi ile tanışmışlar. Annemler bir konuda Zafer Abinin ailesine yardımcı olmuşlar ve sonrasında aralarında bir samimiyet oluşmuş. Yıllardır yüz yüze görüşmeseler de telefonla iletişimi hiç koparmamışlar. Annem, yörükler hakkında araştırma yaptığımı öğrenince Zafer Abi ile görüşmemi önerdi. Ben de bazı sorular sormak için Zafer Abiyi telefonla aradım. Göç yolculuğuna dahil olmamla sonuçlanan süreç böylece başlamış oldu.

Yörüklerle göç yollarında

Karaevli yörüklerinden Zafer Abi

Yörükler ile buluşmam.

Zafer Abi ve ailesi Adana’nın Kozan ilçesinde yaşıyorlar. Yani orada bir evleri olsa da, bu evi kışlak olarak kullanıp yazları yaylalarına göçmeyi sürdürüyorlar. Kendisi ile ilk konuştuğumda beni yazı geçirecekleri yaylalarına davet etti. O sıralarda yola koyulmak üzereydiler ve yolculuk yaklaşık bir ay kadar sürebiliyordu. Ben yola çıktıkları ilk andan itibaren onlara katılmak istediğimi söyleyince önce biraz tereddüt etti. Göç yollarının biraz zorlu olduğundan bahsetti. Ben ısrar edince de “Bizce bir mahsuru yok, birlikte yer içer, göçeriz. Gel, buyur.” dedi. Yola çıkmalarına bir iki gün kala bana haber vermesi için sözleştik ve telefonlarımızı kapattık.

Tekrar telefonların açılması için aradan uzun bir zaman geçti. Bazı sebepler yüzünden erken yola çıkmak zorunda kalmış Zafer Abi. Yola çıkınca da kapsama alanları dışında kaldığından bana haber vermesi biraz zaman aldı. Ne yazık ki yolculuğun en başından itibaren onlara katılamadım. Torosların enfes manzaralarının bir kısmını kaçırıp, Adana Saimbeyli’de onlara dahil olmayı başarabildim. Beypınarı Köyü yakınlarında bir meşe koruluğunda, başka yörük aileleri ile birlikte göç yolculuklarına kısa bir ara vermişlerdi. Onlara ulaşabilmem için köy yakınlarında kadar minibüsle geldim. Sonra Zafer Abi’nin tanıdığı bir köylü beni arabasıyla araç ulaşabilen son noktaya getirip bıraktı. Buradan sonra çamurlu bir yolda, Zafer Abinin de içinde olduğu geçici yörük obasını bulmak için meşe koruluğuna doğru yürümeye başladım. Burada başlayan bu yürüyüş, Zafer Abi ile buluştuktan sonra da günlerce sürdü ve Kayseri yaylalarında son buldu. Şimdiye kadar yürüdüğüm en uzun yol oldu.

Bu uzun yürüyüş boyunca gördüklerimi ve öğrendiklerimi elimden geldiğince buraya aktarmaya çalıştım. Devam eden diğer yazılarımdan bunlara ulaşabilirsiniz.

Onca yolu bu minik buzağı ile birlikte yürüdük, birlikte yorulduk. Geride kaldığı zamanlarda annesi onu kaldırmak için hep geri döndü.

Sonraki yazı: Obada bir gün>>>

 

Dış Bağlantılar

  1. http://old.kesfetmekicinbak.com/kultur/din/07139/

yorum bırakın