Kültürel, Sanatsal ve Bilimsel içerikler.

Meşe korusu sakinleri

Meşe korusu içinde yörüklerle kaldığım 4 günde, zamanımın bir kısmını da etrafta yaşayan diğer canlıları araştırarak geçirdim. Birçok değişik canlı türü görebilme şansım oldu. Elbette benim görüntüleyebildiklerim dışında çok daha fazla tür var. Yaban keçisi, yaban tavşanı ve kurt, en çok görmek ve görüntülemek istediklerimdi ama olmadı.

Kısıtlı bir süre içerisinde de olsa birkaç fotoğraf çekebilmeyi başardım. Yörüklerin nasıl güzel bir doğanın içerisinde konakladıkları hakkında biraz fikir verebilmek adına, yakalayabildiğim bazı pozları burada paylaşmak istedim.

Susmak nedir bilmeyen ispinoz.

meşe korusu - ispinoz

Meşe korusu içerisindeki kuş sesleri arasında en baskın duyulanı ispinoz sesi.

Seher vakti ile birlikte kuşların cıvıldaşmaları her yeri kaplıyor. Güneşin ilk ışıkları meşe korusu üzerinde parlarken doğada bir hareketlenme başlıyor – tabi yörükler de bu hareketlenmenin bir parçası.

Her yerde çeşit çeşit kuş sesleri. Ama özellikle ispinozların ötüşleri diğer bütün kuşların ötüşlerini bastırıyor. Ayrıca kafanızı nereye çevirseniz bir ispinoz görme şansınız oldukça yüksek. Sonradan öğrendim ki, bu kuşlar, ısrarlı ötüşleriyle ünlülermiş. Erkek ispinozlar çiftleşme bölgelerini belirlemek için diğer ispinozlarla bir rekabet içerisine giriyorlar ve aşık atışması gibi birbirleriyle atışıyorlar. Kim daha fazla sabredip aynı ötüşü ısrarla tekrarlarsa o bölgeyi kazanmış oluyor. Pes eden ispinoz ise kendine başka bir bölge ve başka bir rakip bulmak üzere oradan ayrılıyor. Anladığım kadarıyla bütün meşe korusu ispinozların bu atışmalarına sahne oluyordu. Çünkü kendilerine özgü melodileri oradan ayrıldığım günlerde bile kulağımda çınlamaya devam etti. Melodi işte aynen şu şekildeydi¹:

İpinozlar (Fringilla coelebs) hâlâ bazı Avrupa ülkelerinde kafes kuşu olarak yetiştiriliyorlar. Hatta Belçika’da bu kuşların yarıştırıldığı bir etkinlik bile düzenleniyormuş -hayvan hakları savunucuları engellemeye çalışsa da. Erkek ispinnozların kafesleri birbirlerine belirli bir mesafede yakınlaştırılıp bu kuşların birbirleriyle ötme yarışına girmeleri sağlanıyormuş. Meşhur şarkılarını sonlandırırken çıkarttıkları bir ses var. Bu sesin sayılması sonucu kazanan ispinoz belirleniyormuş. (Bkz. Vinkenzetting²)

Buralara özgü bir canlı türü: Saimbeyli Mavisi

Saimbeeyli Mavisi

Meşe korusu bu mavi kelebeklerle doluydu.

İlk gördüğümde sadece Saimbeyli yöresine özgü bir kelebek olduğunu öğrendim ve o ilk gördüğüm mavi kelebeğin peşinde uzun süre koştum. Belki bir daha göremezsem diyerek, endemik bir tür canlı bulmuşken güzel bir fotoğraf çekebilmek istedim, ama olmadı. Sonra bu mavi kelebekleri her yerde görmeye başladım. Çiçekten çiçeğe durmadan uçtuklarından bir poz için çok uğraşmanız gerekiyor. Sonunda biraz olsun uçmadan bekleyip bana bu pozu veren saimbeyli mavisini çekebildim.

Yörüklerin sürülerini otlattıkları çayırlardaki bir sürü kır çiçeğinin arasında bir sürü değişik kelebek var. Türkiye’de bulunan yaklaşık 400 kelebek türünün 150 – 160 kadarı Saimbeyli’de bulunuyormuş. Kelebeklerin çok sevdiği bir bölge burası. Çokgözlü teresya (Polyommatus theresiae) olarak bilinen bu mavi kelebeğin sadece buraya özgü bir tür olduğu için ismi saimbeyli mavisi olarak değiştirilmiş. Ayrıca kelebekleriyle ünlü bu bölgenin daha iyi korunması için çalışmalar başlatılmış, umarım başarılı olur.

Keçemen, Yılan Ebesi ya da İri Yeşil Kertenkele

İri Yeşil Kertenkele.

Keçileri emdikleri görüldüğü için yörükler keçemen diyorlar bu kertenkeleye.

Etrafta yine bolca görüdüğüm bir diğer canlı bu iri yeşil kertenkele (Lacerta trilineata). Parlak rengi ve iriliğiyle her ne kadar gizlenmek niyetinde olsa da dikkat çekiyor.

Meşelerin arasında gezinirken bir anda gözüme ilişen bu yeşil yaratığı çekebilmek için çok uğraştım. Yeterince sağlam bir kaynaktan doğrulayamasam da, bu hayvanların duyuş frekans aralıkları insan sesini kapsamıyor, yani bizim konuşmamızı duyamıyorlar, böylece gürültü kirliliği olmadan en ufak bir çıtırtıya karşı duyarlılar ve aynı şekilde hareket eden her hangi bir şeyi de anında fark edebiliyorlar. Ama Jurassic Park filmindeki gibi tamamen hareketsiz kalırsanız sizi görmüyorlar. Benden saklanan bu arkadaşı saklandığı yerin tam çıkışında, geçeceğini tahmin ettiğim yere pozumu ayarlayıp, parmağım deklanşörde galiba 15-20 dk kadar hareketsiz bekledim. Bir süre sonra tam önümde ve beni bütünüyle görebilecek mesafede olmasına rağmen sanki yokmuşum hareket etti. Tam kareye girince ya bastığım deklanşörün sesi ya da parmağımın hareketi beni farketmesini sağladı, aynı saniye içinde de adeta yok oldu.

Yörükler zaman zaman keçilerinin memelerine yapışmış şekilde buluyorlarmış bu kertenkeleyi, o yüzden keçemen diyorlar. Ayrıca bazı bölgelerde yılanlara zehir verdiğine inanılıyor ve yılan ebesi deniliyor bu yüzden. Ama bu tamamen bir yanılsama. Parlak yeşil rengi yüzünden görüldüğü yerlerdeki yöre halkı bu hayvanı çok zehirli sansa da, dünya üzerinde zehirli kertenkele sadece Amerika kıtasında bulunuyor³.

Dağlarda gezen kanarya: Küçük İskete

Bir kanarya türü olan küçük iskete, meşe korusunda ispinoz kadar yoğun bir tür değil ama ötüşleriyle dikkat çeken başka bir kuş (Serinus serinus).  Özellikle yerlerde gezinmeyi çok seviyor, ağaçlardan daha çok çimenlerin üzerinde gördüm onu. Burada özgürce geziyorlar ama İtalya, İspanya ve Yunanistan’da kafes kuşu olarak besleniyolarmış. Tıpkı muhabbet kuşlarının Avustralyada özgürce dolaşıp bizim coğrafyamızda sadece kafeslerde bulunmasına benzer bir durum.

Özellikle benim gibi kuş gözlemciliğine doğru ilk adımlarını atmış bir kişi olarak etrafımızda yaşayan bu minik canlıların çeşitliliğinin fakına varmak çok keyif verici. Eğer siz de biraz daha dikkatli olursanız, etrafınızda serçeler, kargalar, saksağanlar dışında bir sürü kuş çeşidi olduğu farketmeye başlarsınız.

Meşe korusu onun gelişiyle sessizleşiyor.

buteo buteo

Kızıl Şahin az sayıdaki yırtıcılardan biri.

Kuş fotoğrafı çekebilmek için bir köşeye gizlenmişken, bir anda ortalığın biraz daha sessizleştiğini fakettim. İspinozların şarkılarına biraz ara vermeleri bile ortamda görece bir sessizlik yaratıyor. Bu sessizlik dikkatimi çekmiş, sağıma soluma bakınırken birden tepede kocaman bir kuş süzüldüğünü gördüm. Ufak daireler çizerek koruluğa tepeden bakan bu kızıl şahin (Buteo buteo) adeta poz verdi bana geçerken. Şahinlerden, daha iri oluşlarıyla ayırt ediliyorlar. Dalışa geçtiklerinde hızları saatte 320 km’yi bulabiliyormuş bu yırtıcı kuşların⁴.

Yörüklerin deyişine göre eskiden çok daha fazla görürlermiş bunun gibi yırtıcı kuşları. Hatta göç sırasında sakatlanan, hastalanan ve geride kalan hayvanların başına 15-20 tane yırtıcı kuş üşüşürmüş bundan 20 yıl kadar önceleri. Şimdiyse gökte bunun gibi bir iki yırtıcı görmek bile kolay değil.

Şehirlerde gitgide artan nüfuslarla yaşamlarımızı sürdürürken etrafımızdaki diğer canlıların hızla yokoluşlarına sebep oluyoruz. Şehirlerde yaşamlarını sürdürüp, bu yokoluşun farkında olan insanlar olarak, uçuruma doğru koştuğunu farketse bile, binlerce (ya da milyonlarca) koyun onu sürüklediği için aynı uçuruma doğru ilerlemekten başka çaresi olmayan koyunlar gibiyiz.

 

Yolcu yolunda gerek >>>

<<< Obada bir gün

(yazı dizisinin ilk yazısı)

 

Dış bağlantılar

  1. https://www.youtube.com/watch?v=EljkZdYYNQU 
  2. https://en.wikipedia.org/wiki/Common_chaffinch
  3. http://www.herpamura.org/index.php/yzehirlikertenkele?view=featured
  4. http://www.trakus.org/kods_bird/uye/?fsx=2fsdl17@d&tur=K%FDz%FDl%20%FEahin

Wikipedia sayfalarını açabilmek için, açılmayan herhangi bir wikipedia sayfasında varolan adresteki “wikipedia”yazısı önüne “0” (sıfır) ekleyerek (0wikipedia) enter tuşuna basmanız yeterli. Türkiye’den wikipedia sitesine bu şekilde giriş yapabilirsiniz.

yorum bırakın