Kültürel, Sanatsal ve Bilimsel içerikler.

Aydınlı Yörükleri

yörük çobanı ve sürüsü

Aydınlı Yörükleri kısmen yerleşikleşmiş olsalar da hâlâ yaylalara göçmeyi sürdürüyorlar.

Adana yakınlarında hâlâ yaylalara çıkan yörüklerin büyük bir kısmı Aydınlı olarak anılır. Zafer Abinin kendisi de Aydınlı Yörükleri olarak anılan bu kümenin içinde. Kendisine sordum “Aydınlı mısınız siz?” diye. “Yoo biz aslında Antalyalıyız” diye karşılık verdi. Adana’da yaşıyorlar, Antalyalılar, Aydınlı diye anılıyorlar. Daha sonra Zafer Abi ayrıntılarıyla bu Aydınlı isminin nereden geldiğini bana anlattı, bu konunun oldukça ilgi çekici bir öyküsü var. Bizzat o günleri yaşamış büyüklerinin ağızlarından dinlemiş Zafer Abi bu anlatılanları. Ben de onun ağzından buraya aktarıyorum. (Yörükler ve göçleri ile ilgili diğer yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz)

Barnaksız Halil

Şimdiki Aydınlı yörükleri 1901 yılında (belki 10-20 yıl daha eski olabilir) Antalya Kurşunlu Şelalesi yakınlarında kışlayıp, Antalya yaylalarında da yaylarlarmış. Bundan yaklaşık 100 yıl önceki yörük yaşantısı ise bambaşkaymış. 60 kadar yörük ailesi, binlerce keçi ve koyun, yüzlerce deve, sığır, at ve eşekle birlikte tamamen göçebe bir yaşam sürüyorlarmış o zamanlar. Osmanlının son dönemleri, laf söz dinlemeyen bu göçebe aileler ile yerleşiklerin arası hoş değilmiş. O dönemlerde görevde olan kadı da (eski hakim) göçerlere zorluk çıkarıyormuş sürekli.

Bir düğün hazırlığı sırasında, biri yerleşik biri göçer iki aile arasında çıkan bir kavgada Barnaksız Halil isimli yörük, iki kişiyi bıçaklamış. Bunun üzerine zaptiyeler (dönemin jandarmaları) Halil’in peşine düşmüş ve kadı da orada kalan yörük ailelerini de suçlayarak, yörüklerin işlerini daha da zorlaştırmaya başlamış. Zaten araları bozukken bir de kadının yörüklere karşı bu tutumu üzerine Barnaksız Halil , diğer 6 yörükle birlikte gitmiş, kadı’nın karısını kaçırıp, rehin almış. Bunun üzerine iyice çileden çıkan kadı bu 6 kişi için vur emri çıkartmış. Zaptiyeler Barnaksız Halil’in yaşlı babasına eziyet ederek Halil’in yerini öğrenmeye çalışmışlar. Bunun üzerine hakimin karısını serbest bırakıp, zaptiyelerle çatışarak babasını ellerinden kurtaran Halil, babasını sırtında taşıyarak Aydın’a kaçmış. Tüm bu olaylara sebep verdiği için evlatlıktan çıkardığı oğlunu, gelip onu kurtardıktan sonra affetmiş Halil’in babası.

Diğer yörük aileleri Antalya’yı terk ediyor.

Antalya’da yaşayan yörük aileleri bu olaylar üzerine önce Aydın’a göçmüşler ve orada iki yıl kadar kendilerine kışlak ve yaylak bulup yaşamışlar. Bu sırada Halil ve arkadaşları intikam için Antalya’ya dönmüş, kimi yakalanıp tekrar kaçmış, kimi öldürülmüş.

Aydın’da nedense pek fazla durmayan yörükler kona göçe Adana’ya kadar gitmişler ve o gün bu gündür Adana ve Kayseri yakınlarında yaylamaya devam ediyorlar. Aydın’dan geldikleri için yörede Aydınlı diye tanınmışlar ama aslında Antalyalılar. Bu aileler orada bulunun diğer yörük ailelerle birlikte bir süre daha göçebe olarak yaşamayı sürdürmüşler. Parça parça etrafa dağılsalar bile kalabalık sürüleri yüzünden orada yaşayan yerleşik halkla aralarında sıkıntılar yaşanmış kuşkusuz.

Aydınlı Yörükleri

Ailesi ve sürüsü ile birlikte geçici olarak Beypınarı Köyü civarındaki meşe koruluğunda konaklayan Celal Emmi.

Aydınlı Yörükleri için kurulan Beypınarı Köyü.

25-30 yıl kadar Adana ve Kayseri yakınlarında göçebe olarak yaşamayı sürdüren Aydınlı Yörükleri için 1934 yılında çıkan iskan kanunu ile yarı yerleşik diyebileceğimiz bir yaşam başlamış. Devlet tarafından bu 67 yörük ailesi için şimdiki Beypınarı Köyünün bulunduğu bölge uygun görülmüş. Zafer Abinin aktardıklarına göre yaklaşık 10.000 davar (koyun ve keçi), 600 deve, 400 sığır, 180 at, 250 eşek göz önüne alınarak seçilmiş bu bölge devlet tarafından. Ama yörüklerin sayıları o zamanki kanuna göre bir köy kurabilmeye yetmemiş, yakınlarda bulunan Avşar Türkmenleri sayıyı tamamlayabilmek için buraya getirtilmişler ve böylece köy kurulmuş.

Ancak yerleşik hayata pek heves etmeyen Aydınlılar, daha sonra burada yaşayan Avşar Türkmenlerine “siz burada oturun, bizim yerimiz yaylalar” deyip, köyü bırakıp eski yaşantılarını sürdürmeye devam etmişler – ya da ettirmeye çalışmışlar. Zamanla köyde Avşar nüfusu çoğunluğa dönüşmüş ve günümüzde de durum böyle devam etmekte¹. Aydınlı Yörüklerinin nüfusa kayıtlı göründükleri yer Beypınarı ama aileler başka başka yerlerde. Mesela Zafer Abinin, Adana Kozan İlçesinde evi var ama nüfus kaydı Beypınarı Köyü’nde, kendisi ise yaylalarda.

Kısmen yerleşikleşen yörükler, devam eden yıllarda devletin hayvancılığı desteklemek bir yana köstekleyen yasaları yüzünden hayvanlarını satmış ve keçi inadıyla sürdürdükleri göçebe yaşantılarını yavaş yavaş terketmek zorunda kalmışlar. Günümüzde ne yapıp edip yaylalara çıkmak için büyük çabalar veren çok az sayıda yörük var. Şimdi göç yolculukarı arasında, farklı farklı yerlerden aileler toplanıp, Beypınarı Köyü yakınlarında hem birkaç gün dinleniyorlar, hem de birbirlerinden haberdar oluyorlar. Kendileri için kurulan köyle ilişkileri sadece bu kadar.

Beypınarı yakınlarında obalarını kuran Aydınlı Yörüklerinin konakladıkları yerler bu şekilde. Meşhur kara (yün) çadırlarını yaylalara çıkınca kuracaklar.

Her geçen yıl bu yörüklerin işleri biraz daha zorlaşıyor, sayıları daha da azalıyor. Neyse ki yörüklerin bu değerli kültürleri ile ilgilenen çok değerli bir insan, bundan yıllar önce, hâlâ birçok gelenek ve görenek devam ettiği sıralarda bu göçerlerle tanışmış ve bu kültüre ilişkin çok ayrıntılı bir araştırma yapmış². Ulla Johansen, antropoloji üzerine araştırmalar yapan genç bir kızken, Almanya’dan gelip 6 ay yörüklerle birlikte yaşamış. İlerleyen yıllarda da bağlarını koparmamış görüşmeye devam etmiş yörükler ve Ulla Johansen (hatta ona Döndü ismini vermişler kendi aralarında). Benim şimdi konuştuğum yörüklerin hepsi çok iyi biliyorlar Ulla Johansen’i³. Onun yörüklerden dinlediğim öyküsünü sizlere ayrıca anlatacağım. (yakında)

 

 

Dış Bağlantılar

  1.  http://www.koylerim.com/adana-saimbeyli-beypinari-koyu-2838h.htm
  2. https://www.academia.edu/10196193/50_y%C4%B1l_%C3%B6nce_T%C3%BCrkiye_de_Y%C3%B6r%C3%BCklerin_Yayla_Hayat%C4%B1_Ulla_Johansen_
  3. http://www.posta.com.tr/alman-yazar-ulla-johansen-yoruk-anasi-secildi-haberi-44328

7 yorumlar

  1. Halil Aydin Ocak 14, 2018
    • Hakan Şubat 25, 2019
  2. Ayşe Kertmen Şubat 18, 2018
    • Yavuz Korkmaz Mayıs 6, 2018
  3. İSA ÖZBAY Ocak 22, 2019
    • Yavuz Korkmaz Şubat 25, 2019
    • Ümit Ekim 20, 2019

yorum bırakın